Tarayıcınız (Internet Explorer 7 ya da düşük) güncel değil. güvenlik açıkları içerir ve sayfanın doğru görüntülenmemesine sebep olabilir. Nasıl güncelleyeceğinizi görün.

X

Ara...

Turkcell’in lazer odaklanma dönemi

Geçen hafta ülkemizin en büyük reklamverenlerinden Turkcell’in Pazarlama İletişim Bölüm Başkanı Alpay Alptekin’den markanın 2013 stratejilerini dinledim. “Bu yıl odaklanma ve sadeleşme dönemimiz olacak” diyen Alptekin, iletişim çalışmalarında “lazer odaklanma” ilkesiyle çalıştıklarını söyledi. Alptekin’in verdiği bilgiye göre, Turkcell 2013’de reklam mesajlarını daha  sadeleştirecek ve reklam yayın sürelerini azaltacak. Alpay Alptekin Turkcell’in sadeleşme harekatını şu cümlelerle özetledi:
“İletişimde odaklı olmak ve anlatacaklarımızı az, öz ve direkt anlatmak en büyük maharet. Biz geçen yıl  markamızı “Hayat Paylaşınca Güzel” temel felsefesi etrafında topladık. Alt markalarımızda, logo ve ikonlarımızda sadeleştik.  Ana markamızı mega marka yapabilmek için Istcell  ve TIM gibi alt markalardan vazgeçtik. Daha sonra yaratıcı öğelere sıra geldi. Reklamlarımızdaki  anımsatıcı öğeleri sabitledik. Marka elçimiz olan  yüzlerde sadeleşmeye gittik. Reklamlarımızda ana mesaja odaklanıp, yan mesajları eleyerek reklam başına ortalama süreyi azalttık.

Duyguları nasıl yönetiyor?
Turkcell’in 32. 5 milyon abonesi var. Bu kadar geniş bir kitleye seslenmek gerçekten çok güç. Türkiye’nin dört bir yanındaki, gelir düzeyi ve yaşam biçimi farklı milyonlarca kişiye ulaşabilmek için ortak duygular bulmak gerekiyor. 2012’de tam 61 adet TV reklamı yapan kuruluş, duyguları “Hayat Paylaşınca Güzel” felsefesi ekseninde yönetmeye çalışıyor.
“Böylesine geniş bir palet içerisinde, farklı duygulara dokunmak durumundasınız. Tek bir duyguya  takılıp kalamazsınız. 61 defa komedi yapsanız, markanızın saygınlığı zarar görür, 61 defa hüzün temasını işleseniz, insanlar yorulur” diyen Alpay Alptekin, Turkcell’in duyguları nasıl yönettiğini şu cümlelerle açıklıyor:  “Yeri geldi, küskün olan iki  ailenin duygulu hikayesini izledik, yeri geldi kavuştuk, sevgiyle birbirimize sarıldık. Van için Türkiye Kumbarasında olduğu gibi “Hayat Umudu Paylaşınca Güzel” dedik. Milli maçlardan önce, milli coşkuyu hissettirdik. Gençlerin hayatına bir göz attık ve “gençlik ne güzel şey” dedik. Zaman geldi, bir şarkı ile göbek attık veya Gangnam Style ile dans ettik. Tüm bunları yaparken de Şahan Gökbakar’ın esprileri ile bol bol güldük. Özetle, her duyguyu bol bol yaşadık, yaşattık. Tüm bu duygu denizini yönetirken, bizler hemen her çeyrekte, farklı bir duygu ekseninde etkileyici reklamlar yapmaya gayret ettik. Özellikle 23 Nisan gibi, Ramazan Bayramı gibi, yılbaşı gibi özel günlerde Türkiye’nin duygularına ortak olmaya çalıştık.”

Gençleri gençler anlar

Turkcell  gnçtrkcll’le,  gençlerle organik bir bağ kurmaya çalışıyor.  Geçen yıl yönetimde gençlere yer verebilmek hedefiyle, “gençleri en iyi gençler anlar”dedi ve “gnçtrkcll temsilcilerini arıyor” sloganıyla bir yarışma tasarladı. Gençler, sosyal medya üzerinden aday oldular, seçim vaatlerini duyurdular ve birbirleriyle yarıştılar, sonunda 5 başlık altında (Etkinlik, TarifeAlışveriş,Kariyer ve Teknoloji) temsilcilerini kendileri seçtiler. Seçilen gençler  pek çok projegerçekleştirdiler.
Turkcell, gençlere yeteneklerini sergileme, ürettikleri içerikleri paylaşma ve kendilerini daha aktif biçimde ifade etme imkanı sunuyor. “Organik iletişim” olarak tanımladığı bu yaklaşım çerçevesinde, gençleri sadece gnctrkcll yönetimine değil, gnctrkcll’in tüm iletişiminde odak nokta yapıyor. Önümüzdeki dönemde, iletişimde de oyuncular yerine gençler ve gnçtrkcll temsilcileri rol alacak, seslendirmeyi onlar yapacak.

Facebook hesabınla yorum yap!