Tarayıcınız (Internet Explorer 7 ya da düşük) güncel değil. güvenlik açıkları içerir ve sayfanın doğru görüntülenmemesine sebep olabilir. Nasıl güncelleyeceğinizi görün.

X

Ara...

İnsanın halinden anlayan reklamlar

Finansal kriz, dünyanın her yanında tüketim kültürünün yüceltildiği bir dönemin kapanmasına neden oldu. Son yıllarda, tüketicilerin bakış açıları ve öncelikleri değişti. Yeni düzende, tüm sektörlerde olduğu gibi, pazarlama dünyasının iş yapma biçimleri ve öncelikleri de yeniden belirleniyor. İnsanlar şirketlerden sadece işlerini düzgün yapmalarını değil, aynı zamanda faaliyette bulundukları topluma yararlı çalışmalara emek ve kaynak ayırmalarını bekliyorlar.
Bu beklentiye cevap olarak, başta Coca-ColaUnileverP&G gibi dev küresel şirketler olmak üzere, önemli reklamverenler sosyal konuları ön plana alıyor ve bunu pazarlama çalışmalarına da taşıyorlar. “Daha fazla tüket” diye çığırtkanlık yapan bir dil yerine, sakin, yakın, sıcak bir tonla iletişim kuruyorlar. İnsanlara kulak veriyorlar.
Vakıfbank’ın “Halden Anlayanlar” kampanyası bu trendin güzel örneklerinden birisi. Başlangıçta,Türkan ŞorayMustafa Denizli ve Acun Ilıcalı gibi ünlülerle yola çıkan proje, ikinci fazında gerçek ruhunu bulmayı başardı. Vakıfbank, akıllı bir kararla markasını ünlülere teslim etmekten ve onlara yüksek ücretler ödemekten vaz geçip, Türkiye’nin halini anlayan gerçek insanların öyküsünü anlatmaya karar verdi.
Kimseden yardım almadan ve karşılık beklemeden başkaları için çalışan kahramanları arayıp buldu. Onların projelerine destek oldu. Reklamlarında da bu kıymetli insanları Türkiye’ye tanıttı. Gerçek kahramanların gençlerimize örnek olmasına yardımcı oldu. Öyküler güzel olunca, kuruluşun reklam ajansı Alaaddin Adworks de ortaya çok etkileyici filmler çıkardı.
Şimdi Vakıfbank’tan daha da fazlasını bekliyoruz. Çıtayı daha da yukarı yerleştirmeli. Destek verdiği projelerin sayısını ve bütçesini artırmalı. Halden anlayan bir kuruluş olarak, pazarlamaya ayırdığı bütçeyle orantılı yardımlar sağlayarak sürdürülebilir bir başarıya imza atmalı.

3 büyük İnsanın öyküsü

* Emekli eczacı Hülya Bostanoğlu (Antalya): Engelli vatandaşlarımıza sanat eğitimi veren bir sanat evini kurmak için mesleğini bıraktı. 50’li yaşlarında konservatuar sınavını kazandı ve Türk Sanat Müziği eğitimini akademik düzeyde tamamladı. Hülya Bostanoğlu, onlarca ailenin umudu, yüzlerce gencin hayata müzikle tutunduğu bir dal oldu.

* Şamil Şener (Muş): Bölgenin sert koşullarında mezrasındaki çocukları bir traktör tepesinde kilometrelerce uzaktaki okula götürmek zorundaydı. “Halden Anlayanlar” projesine dahil edildiğinde, Muş Varto’daki 2000 metre yüksekteki Buzlugöze Mezrası’nda bir okulun ve bir lojmanın inşaatını bitirmişti.

* Emekli öğretmen Rahim Demirbaş (Konya Ereğli): 15 yılda 32 bin ağaç dikerek “ot bitmez” denen bir coğrafyayı cennete çevirdi. Rahim Öğretmen damla damla taşıdığı sularla yarattığı ormanının uğruna evlerini ve dershanesini sattı.

Facebook hesabınla yorum yap!