Tarayıcınız (Internet Explorer 7 ya da düşük) güncel değil. güvenlik açıkları içerir ve sayfanın doğru görüntülenmemesine sebep olabilir. Nasıl güncelleyeceğinizi görün.

X

Ara...

Google’un Formülü: Yüzde Bin İyileştirme

Teknolojideki kıyasıya rekabet tüm şirketleri sürekli bir biçimde yenilikçi olmaya ve “inovasyonlar” geliştirmeye zorluyor. Ancak, Google CEO’su Larry Page’e göre, başta Apple ve Facebook olmak üzere, büyük kuruluşlar rakipleriyle yarışmaktan, hayal kurmaya ve yaratıcı olmaya vakit bulamıyorlar. Bu yüzden yarattıkları ürünler de yeterince başarılı olamıyor. Larry Page, ünlü teknoloji dergisi Wired’da yayınlanan uzun söyleşinde, Google’un neden sürekli bir biçimde başarılı olduğuna dair önemli ipuçları sunuyor.
Larry Page’a göre, kuruluşların büyük sıçramalarla ileri gitmeleri oldukça güç. Bu yüzden, yöneticilerin yaptıkları işleri sürekli bir biçimde ve çok iddialı bir biçimde geliştirmek için çalışması gerekiyor.
Page, “bir ürün veya hizmette yapacağınız yüzde 10’luk bir gelişme, sizin işinizi diğerlerinden daha farklı yaptığınızın bir göstergesidir. Riskiniz çok büyük değildir, ancak bu aşırı başarılı olmanıza da yardımcı olmaz” diyerek, hedefi yüksek koymanın önemine dikkat çekiyor.
Google CEO’su, Google’un düzenli ve sürekli bir biçimde büyümesinin gerisindeki sırrı şu cümlelerle dile getiriyor: “Gerçek başarı rakiplerden 10 kat iyi olarak elde edilir. Yüzde bin iyileştirme için problemleri enine boyuna ve derinlikli bir biçimde düşünmek, bunu yaparken teknik açıdan nelerin mümkün olabileceğini araştırmak ve en önemlisi çok eğlenerek çalışmak gerekir”

İddialı hedeflerle ilerlemek
Larry Page’le yapılan söyleşiyi okumak isteyenler wired.com adresini zyaret edebilirler. Ben Page’ın “Google, çalışanlarını iddialı hedeflerin üstesinden gelmesi için teşvik eder. Büyük hedefler neden önemlidir?” sorusuna verdiği cevabı aşağıda aktarmak istiyorum. Tüm yöneticiler için bir ders nitelğinde olan bu sözler üzerinde düşünmeye değer saptamalar içeriyor. Larry Page şöyle diyor:
“Ben şirketleri yönetim biçimimizde bazı şeylerin ciddi bir biçimde yanlış gittiğini düşünüyorum. Bizim şirketimiz veya teknoloji sektörü hakkında medyada okuduğunuz tüm haberler, her zaman rekabet hakkında oluyor. Öyküler adeta bir spor müsabakasından söz eder gibi yazılıyor. Ancak, sadece rekabet yüzünden ortaya çıkmış olan harika şeylerin gerçek örneklerine rastlamanız da çok zor oluyor. Yapabileceğiniz en iyi şey, başka bir şirketin yaptığının aşağı yukarı aynısıysa, o işte çalışmaktan nasıl bir heyecan duyabilirsiniz ki?
Sıçrama gerek
Şirketler işte bu yüzden zaman içinde çürüyorlar. Daha önce yaptıkları şeyleri, birkaç küçük değişiklikle yaklaşık aynısını yapma eğiliminde oluyorlar. İnsanların başarısız olmayacağını bildikleri şeyler üzerinde çalışmak istemeleri doğaldır. Ancak, adım adım ilerleyen bir gelişmenin sonuçlarının zaman içinde güncelliğini yitireceği kesindir. Özellikle teknoloji gibi sıçramalarla dolu bir değişimin yaşandığı alanlarda. Bu yüzden benim görevim çalışanlarımızın yavaş bir biçimde gelişmeyecek şeylere odaklanmasını sağlamaktır. Gmail’e bakın. Biz gmail’i sunduğumuzda bir arama şirketiydik. Bizim bir e-posta sunmamız başlıbaşına büyük bir sıçramaydı. Biz bunu üstelik kullanıcıların başka yerde bulabileceklerinin yüz katı daha büyük hacimli bir posta sunarak yaptık. Eğer sadece küçük iyileştirmelere odaklansaydık, bu sonucu elde edemezdik.”

Facebook’un arama motoru geliyor

Facebook CEO’su Mark Zuckerberg, Google’la başa çıkabilmek için sürekli yenilikler arıyor. En son projesini geçtiğimiz günlerde açıkladı. Graph Search adını verdiği arama motoru, Facebook kullanıcılarının siteye yükledikleri malzemeler arasında arama yapma imkânı sunuyor. Zuckerberg, kullanıcıların kişisel bilgilerinin mahremiyetine saygı duyacaklarını özellikle vurguluyor. (Projenin test çalışmaları sürüyor.)

Yaratıcı bir pazarlama fikri: Papyon.com

İnternetten yemek siparişi konusunda pazarın hakimi olan Yemeksepeti, yeni girişimi Papyon.com’la daha dar bir kitleye odaklanıyor. Seçkin restoranlardan oluşan yeni bir ağ kurarak, üyelerine bilgi alma ve rezervasyon yapma imkânı sunuyor. Bu hizmeti verirkenVodafone Red markasıyla yanyana duruyor ve Vodafone Red’lilere 50’den fazla restoranda yüzde 25’e varan indirim sağlıyor. Garanti, Shop and Miles kredi kartıyla, uçmayı seven ve sıkça seyahat eden üst gelir grubunu yakalamayı başarmıştı. Kanımca, Papyon-Vodafone ilişkisi de, Vodafone müşterilerinin kalbini ve sadakatini kazanmaya yardımcı olacak.

Facebook hesabınla yorum yap!