Tarayıcınız (Internet Explorer 7 ya da düşük) güncel değil. güvenlik açıkları içerir ve sayfanın doğru görüntülenmemesine sebep olabilir. Nasıl güncelleyeceğinizi görün.

X

Ara...

Bir marka 135 yıl nasıl yaşar?

Markalaşmak uzun bir yolculuk. Aşk, tutku, sadakat, çalışkanlık, tutarlılık, süreklilik, kararlılık ve emek olmadan marka yaratılamıyor ve yaşatılamıyor. Ülkemizin en eski markalarından Komili örneğinde olduğu gibi, zamana karşı direnebilmek için markanın özünü koruyarak, yenilenmek ve zamana ayak uydurabilmek gerekiyor.

Başarının sırrı: Sürdürülebilir yenilikçilik

135 yaşındaki Komili her dönemin ruhunu anlayarak, tüketiciyi dinleyerek ve pazarlama yaparak gelişmiş bir marka.  Öyküsünü kısaca anlatalım: Komili Zeytinyağı’nın üretimi  1878’de Midilli’nin Komi köyünde  başlar. Komili Hasan, köyünde kurduğu işletme ve kaliteli zeytinyağı imalatıyla dikkatleri çekince, Osmanlı Sarayı’nın da tedarikçisi haline gelir.  Bunun üzerine Komili Ailesi, 1923-1924 yıllarında Ayvalık’a göç eder. 1947’lerde bayrağı babasından devralan Necmi Komili, markayı tescil ettirir. Üçüncü nesilin temsilcisi Halis Komili’yse, tüketici taleplerini karşılayabilmek amacıyla 1975’de Komili Pazarlama’yı kurarak, pek çok  yenilikçi çalışmaya imza atar. 1992’de markayı satın alan Unilever, küresel bilgi ve deneyimiyle Komili’yi hızla modernleştirir. Marka, 1 Kasım 2008’de, Anadolu Grubu’na ait Ana Gıda’nın bünyesine katılır.

Tüketiciyi özendirmek gerek

Geçen hafta sonu Ayvalık’ta Ana Gıda Genel Müdürü Ümit Ersoy ve Ana Gıda Pazarlama Müdürü Simin Onat Özkar’dan Komili’nin son dönemdeki çalışmaları hakkında bilgi aldım. Komili, ürünün içeriğinden, şişe ve etiket tasarımına, fiyatlandırma, mağaza içi etkinliğine ve tanıtımına kadar, pazarlamanın tüm ögelerini bilimsel biçimde yürütmeye çalışıyor. Her attığı adımda, mümkün olduğunca ayrıntılı verilerle ve araştırmalarla ilerlemeye özen gösteriyor.
Ana Gıda yönetimi, zeytinyağı sektörünün gelişmesi ve talebin artması için  çalışmayı misyon edinmiş. Bu bağlamda,  Komili tüketiciyi özendirecek, ve bilgilendirecek pek çok projeye imza atıyor. Markanın, pazarlama ekibi, şeflerle, zeytinyağı sektörünün gelişmesi için yoğun çalışmalar yürütüyor. Zeytinyağı için TV’de yapılan reklam harcamalarının yüzde 70’i Komili’ye ait.  Marka ayrıca, dijital alanda da sesini duyuracak projeler yapıyor.

Zeytine teşvik artmalı

Dünyada, 2011’de  yaklaşık 3 milyon ton zeytinyağı üretildi. Bu miktarın yüzde 70’ini AB bölgesi sağladı. Yaklaşık 1milyon 400 bin ton zeytinyağı üretebilen İspanya’da bu yıl büyük bir don yaşandığı için, bu rakamın 2012’de yaklaşık yarıya inmesi bekleniyor. Komşumuz Suriye geçmişte 200 bin ton yağ üreten önemli bir pazardı. Malum, Suriye’nin sorunlarla boğuştuğu için, bu yıl ihracata ağırlık vermesi zor olacak. Bizdeyse bu sene verim çok yüksek. Bu koşullarda, Türkiye’nin 2013’de ihracat bağlantılarının artacağını öngörmek mümkün.

Ortak istek zeytine destek

19-21 Ekim tarihlerinde, 8. Ayvalık Zeytin Hasatı Günleri bir bayram havasıyla kutlandı. Ayvalık’ta sohbet ettiğim üreticiler, gelişmelerden memnun olduklarını ancak zeytine daha fazla  destek verilmesi gerektiğini belirttiler. Ayvalık Zeytin Üreticileri Derneği ve Ayvalık Ticaret Odası “Ortak istek, zeytine destek” hedefiyle ilerliyor. Türkiye’de son dönemde çok olumlu çalışmalar yapılıyor. Hükümet zeytin üretimine destek veriyor. Üllkemizdeki zeytin ağacı sayısı artıyor. Üreticiler fidan teşviklerinden memnun. Bu yıl üretim yüzde 10 civarında arttı. Ege’de işler iyi gidiyor, yüzler gülüyor. Ancak, AB ülkeleriyle rekabet edebilmek için, teşvik programlarının gelişmesi gerekiyor. Daha, gidecek çok yolumuz ve yapacak çok işimiz var.

En büyük engel talep azlığı

Ülkemizde bazı haneler zeytinyağını çok tüketiyor. Buna karşın, br kesim tümüyle  uzak kalıyor. Genel talep düşük. Kişi başına yılda ortalama 2 litre zeytinyağı üretiyoruz. Hanelerin yüzde  88’i ayçiçek yağı kullanıyor. Son dönemde zeytinyağı kullanan hane sayısında  bir büyüme gözlemlenmekte. 4.5 yıl önce hane penetrasyonu yüzde 21’ken, 2012de bu rakam yüzde 32’ye çıkmış. Ana Gıda Genel Müdürü Ümit Ersoy’a göre, talebin artması için şunlar gerekli:

* Zeytinyağı ulaşılmaz olmaktan çıkmalı.
* Kullanım alanı genişlemeli.
* Raflarda bulunabilirliği artmalı.
* Hanelere girmesi sağlanmalı.
* Gençlere erişilmeli.
* Profesyonellere yönelik eğitimler artmalı.
* Sağlıkçılara yönelik, hekimlerle birlikte halka yönelik çalışmalar olmalı.
* Tüketici bilgilendirilmeli ve özendirilmeli.

Facebook hesabınla yorum yap!