Tarayıcınız (Internet Explorer 7 ya da düşük) güncel değil. güvenlik açıkları içerir ve sayfanın doğru görüntülenmemesine sebep olabilir. Nasıl güncelleyeceğinizi görün.

X

Ara...

Çöp toplama ordusunun komutanı İstanbul’daydı

Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından düzenlenen  Yeşil İş 2012 Konferansı’nda Terracycle şirketinin kurucusu ve CEO’su genç girişimci Tom Szaky’yi dinleme fırsatı buldum. “İnsanların çöpe bakış açısını ve sürdürülebilirliğin tarihini değiştiren isim” olarak tanımlanan Szaky, Türkiye’deki izleyicilerin de çöp kavramı üzerinde yeniden düşünmelerini sağladı. Terracycle, 21 ülkede 32 milyon gönüllüden oluşan bir orduyla çalışıyor. Gruplar kendilerini “Brigades” yani “Birlikler” olarak adlandırıyorlar. Gönüllüler, okullar, iş yerleri ve tüketicilerden yılda 2.5 milyar adet çöp topluyorlar. Birliklerin kazandığı parayı okullara ve hayır kurumlarına bağışlayan, Terracycle geçen yıl 3.4 milyon dolarlık bir bağışa imza attı. Unilever, P&G, Coca-Cola, Wal-Mart başta olmak üzere dünyanın önde gelen gıda, içecek, giysi, ev-kişisel bakım ürünleri ve ofis malzemeleri üreten şirketler, atıkları değerlendirmek için Terracycle’la iş birliği yapıyor. Toplanan parçalar 155 bin “marka elçisi” aracılığıyla değerlendiriliyor. Devamını oku

Bayram Kitaplarım

Son aylarda iş yoğunluğundan kütüphanemde çok kitap birikti. Bayram tatilinde, dört dostumun kitaplarını ilk sıraya aldım. Dört çalışmayı da keyifle okudum.
İktidar Yalnızlıktır: İletişim danışmanı Ali Saydam, Algılama Yönetimi, Eş ve Müşteri Nasıl Kaybedilir?, Vazgeçmek Özgürlüktür kitaplarının yanına, son olarak İktidar Yalnızlıktır başlıklı eseri ekledi. İktidar Yalnızlıktır’ta Saydam, iletişimin temel unsurlarını ele alarak sağlıklı iletişim kurmak isteyenlere çok yararlı tavsiyelerde bulunuyor. Değerlerden söz ediyor. İktidardakilere gerçeklikten kopmamaları gerektiğini hatırlatıyor ve diyor ki: “Önce ürüne, işe, etkinliğe, kuruma atfettiğimiz değere inanalım: ‘Ortalama olanın caydırıcı gücü karşısında yılgınlığa düşmek yerine kendinden vazgeçebilmeyi, ‘Allahaısmarladık’ dercesine kolaylıkla seçebilelim… (Remzi Yayınevi) Devamını oku

Bir marka 135 yıl nasıl yaşar?

Markalaşmak uzun bir yolculuk. Aşk, tutku, sadakat, çalışkanlık, tutarlılık, süreklilik, kararlılık ve emek olmadan marka yaratılamıyor ve yaşatılamıyor. Ülkemizin en eski markalarından Komili örneğinde olduğu gibi, zamana karşı direnebilmek için markanın özünü koruyarak, yenilenmek ve zamana ayak uydurabilmek gerekiyor.

Başarının sırrı: Sürdürülebilir yenilikçilik

135 yaşındaki Komili her dönemin ruhunu anlayarak, tüketiciyi dinleyerek ve pazarlama yaparak gelişmiş bir marka.  Öyküsünü kısaca anlatalım: Komili Zeytinyağı’nın üretimi  1878’de Midilli’nin Komi köyünde  başlar. Komili Hasan, köyünde kurduğu işletme ve kaliteli zeytinyağı imalatıyla dikkatleri çekince, Osmanlı Sarayı’nın da tedarikçisi haline gelir.  Bunun üzerine Komili Ailesi, 1923-1924 yıllarında Ayvalık’a göç eder. 1947’lerde bayrağı babasından devralan Necmi Komili, markayı tescil ettirir. Üçüncü nesilin temsilcisi Halis Komili’yse, tüketici taleplerini karşılayabilmek amacıyla 1975’de Komili Pazarlama’yı kurarak, pek çok  yenilikçi çalışmaya imza atar. 1992’de markayı satın alan Unilever, küresel bilgi ve deneyimiyle Komili’yi hızla modernleştirir. Marka, 1 Kasım 2008’de, Anadolu Grubu’na ait Ana Gıda’nın bünyesine katılır.

Devamını oku

Türkiye’den Romanya’ya para programı ihracatı

Geçen hafta,  Visa Europe Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Bölge Genel Müdürü Berna Ülman ve Visa Europe Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve İtibar Yönetimi Proje Müdürü Alev Saman’la birlikte Romanya’nın başkenti Bükreş’te BaniIQ projesinin sonuçlarını dinledim. Visa Europe Türkiye ekibinin yaratmış olduğu “Paramı Yönetebiliyorum” isimli finansal okuryazarlık projesinin Romanya’ya uyarlanmış hali olan BaniIQ, Romence “Para Zekası”demek  Finansal okuryazarlık,  bireylerin finansal ürün ve hizmetleri anlayarak, ihtiyaçlarına en uygun tasarruf ve borçlanma ürünlerini seçmesi anlamına geliyor. Visa Europe’un 2009’da yaptırdığı bir araştırma, gençlerimizin yüzde 97’sinin finansal kararlarında uzmanlara danışmadığını; yüzde 87’sinin gelecek için para biriktirmedğini ve sadece yüzde 44’ünün kendine ait banka hesabı olduğunu ortaya koyunca, kuruluş “Paramı Yönetebiliyorum” projesine başlamış. Üye bankalar, BM Kalkınma Programı (UNDP) TC Kalkınma Bakanlığı ve Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği’nin işbirliğiyle ile, 7 milyon euro’luk bir kaynak ayrılan proje, 60 ilde 13 bin öğrenciye ulaşmış. UNDP’nin öngördüğü çarpan etkisi ile projeden 130 bin kişi  faydalanmış. Devamını oku

Atatürk döneminin iki markası

Nasıl canlandılar?
Geçtiğimiz hafta,  önce Doğtaş’ın satın aldığı ülkemizin en köklü mobilya markası Kelebek’in öyküsünü dinledim.  Hafta sonunda da Limak Holding’in Yalova’daki tarihi bir termal otele nasıl yeniden hayat verdiğine tanık oldum. Kelebek ve Yalova’nın ortak noktası, Mustafa Kemal Atatürk’tü. Kelebek fabrikası, 1935’de Kelebek Mobilya ve Kontrplak Sanayi Anonim Şirketi, adıyla İstanbul’da Atatürk’ün talimatıyla uçak kuyruğu üretmek amacıyla kurulmuş.
Zaman içinde kontrplak sunta kalıplarla mobilya üretimine geçilmiş. Şirketin ünvanı  2003 yılında  Kelebek Mobilya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olarak değiştirilmiş. Termal suları ve yemyeşil doğasıyla ünlü olan Yalova’nın  yükselişiyse, Atatürk’ün yazları bölgede geçirmesiyle başlamış. Yalova’yı yazlık başkent yapmak isteyen Atatürk, hastalığının son döneminde Limak Holding’in restore edip, hizmete sunduğu tarihi köşkte uzun bir süre geçirmiş.

Devamını oku

Alaçatı’da patronlar balık avladı

Geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen Vodafone Red Alaçatı Uluslararası Balıkçılık Turnuvası, iş dünyasının önde gelen isimlerini biraraya getirdi. 70 teknede yarışan 300 balıkçının arasında, Cem BoynerMahmut Özgener, Gökhan Çarmıklı, Can Kestelli, Mustafa Taviloğlu, Can Ekşioğlu gibi ünlü iş adamlarımız vardı. İki gün boyunca, İzmirli ve İstanbullu ekipler, Yunanistan ve İtalya’dan gelen profesyonel balıkçılara karşı yarıştılar.
Açık denizde 7-8 saat dalgalarla boğuşarak, en büyük balığı yakalamaya çalıştılar. Etkinliğin ana sponsoru Vodafone Red markası da, bu heyecanlı anların geri planında, renkli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Böylece, mevcut ve potansiyel müşterileriyle olan duygusal bağını güçlendirecek bir ortam yaratmayı başardı.

Devamını oku

Facebook 1 milyar kullanıcıyı aştı

Facebook üyelerinin sayısı bir milyarı geçti.  Site de bu büyük dönüm noktasını, 13 ülkede görkemli bir reklam kampanyasıyla kutlamaya başladı. Tarihinde ilk kez bu çapta reklam yapan kuruluş, 90 saniyelik “Bizi bağlayan Şeyler” sloganlı televizyon reklamında iskemleler, kapı zilleri, uçaklar, köprüler gibi unsurlar kullanıyor. Facebook’un insanları birleştiren bir işleve sahip olduğunu vurgulamaya çalışıyor.
Kuruluşun yaratıcısı ve CEO’su Mark Zuckerbergfilm hakkında bir blog mesajıyla şu yorumu yaptı: “Tarihimizde ilk kez, bu dünyadaki yerimizi ifade eden bir marka videosu yaptık. Bizi insan yapan şeyin açılma ve bağlanma ihityacımız olduğuna inanıyoruz. Bizi biraraya bu getiriyor. Yaşamımıza anlamı da bu getiriyor.”
Dünyanın en ünlü reklam ajanslarından Wieden+Kennedy’nin hazırladığı kampanyanın reklam filmini, 21 Gram ve Babel filmleriyle yükselen Alejandro Gonzales Inarritu yönetti. Ancak, iddialı kadrosuna ve büyük yapım bütçesine rağmen, Facebook’un ilk reklam filmi eleştirmenlerden düşük not aldı.

Biz İstanbul’u kusurlarıyla da seviyoruz

Güneydoğu sınırlarımız alev alev. Tadımız yok. Ancak, geleceğe yatırım yapmaktan ve gençlikten umut kesmememiz gerekiyor. Bu bağlamda, 13-Ekim-12 Aralık tarihlerinde düzenlenecek İstanbul Tasarım Bienali gibi platformların büyük önemi var. Onlar, bize “Ars Longa, Vita Brevis”gerçeğini hatırlatıyor. Yani, yaşamın kısa, sanatın ölümsüz olduğunu.
Geçen hafta, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ve İstanbul Tasarım Bienali Direktörü Özlem Yalım Özkaraoğlu’ndan bienalin öyküsünü dinledik, bu karanlık günlerde bir nefes alabildik.

Devamını oku